mühalifə

ə. and içmə, andlaşma; bir-biri ilə razılığa gəlmə

Klassik Azərbaycan ədəbiyyatında islənən ərəb və fars sözləri lüğəti. 2009.

Look at other dictionaries:

  • muhalif — is., Ar. muḫālif 1) Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse Muhaliflerin, Mecliste ordu aleyhine açtıkları cereyan devam ediyordu. Atatürk 2) sf. Aykırı Fikrine, ümidine, arzusuna muhalif bir şeye rast gelince hemen… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUHALİF — Uymayan. Birbirine benzemiyen. Birbirine zıt olan. * Başka şekilde düşünen. * Karşı duran …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ŞIKK-I MUHALİF — Aksi taraf. Bir fikrin başka zıt ciheti, karşı tarafı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • mefhumu muhalif — karşıt kavram …   Hukuk Sözlüğü

  • ALEYHDAR — Muhalif olan. Aynı fikirde olmayan. Zıt olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUHALİFÎN — Muhalif olanlar. Muhalifler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Türkei — Türkiye Cumhuriyeti Republik Türkei …   Deutsch Wikipedia

  • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası — Progressive Republikanische Partei Gründung …   Deutsch Wikipedia

  • fırka — is., esk., Ar. firḳa 1) İnsan topluluğu 2) Siyasal topluluk, parti (I) Mecliste, hâkim olan fırkanın, hükûmet teşkilini, muhalif ve ekalliyette bulunan bir fırkaya terk etmesi ise asla mevzubahis olamaz. Atatürk 3) ask. Tümen Benim burada bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karşı — is. 1) Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar 2) Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.